İnternet Notları :
İnternet, Demokrasi ve Türkiye
Mustafa Akgül
Bilkent Üniversitesi
akgul@bilkent.edu.tr

İnternet, bir büyük kütüphane, iletişim, ticaret, eğitim, çalışma, eğlence ortamı olmanın ötesinde bir teknolojidir. Değişimin, özellikle bilimsel ve teknolojik gelişimin etmeni, taşıyıcısı, habercisi olduğu "Enfarmasyon Toplumu"nun bir ön modeli durumundadır.

Bu yeni teknoloji toplum ve dünyanın temel sorunlarını çözmeyi sağlıyabilecek mi ? İnternet, demokrasiyisi, en gelişmiş demokrasi sayılan ``tam demokrasi''yi sağlıyabilecek mi ?

Teknolojinin kendiliğinden sosyal ve politik sorunları çözeceğini kabul etmek safdillik olur. Teknoloji bu anlamda yansızdır; o sorunların çözümü için olanaklar, yöntemler ortaya çıkartabilir. Teknolojiyi toplum ve dünyanın yararına kullanmak, bunun için teknolojik gelişmeleri takip etmek, ısrarcı bir şekilde uygulamak, uyarlamak, hayata geçirmek toplumdaki karar vericilerin, entellektüel güçlerin, siyasal mekanizmaların sorunu ve sorumluluğudur.

Gelişen iletişim teknolojileri ve özellikle İnternet, pek çok demokrasi aşığına, ``doğrudan demokrasi'' umudu verdi. Burada kastedilen yurttaşların, önemli konularda seçilmiş temsilciler yerine doğrudan karar verebilmesiydi; pek çok kişinin kafasında çok hızla gerçekleştirilen referandum vardı. Dünya üzerinde, Nova Scotia-Kanada, Oregon, Texas - ABD, v.b. pek çok yerde telefon, mektup, e-posta ile çeşitli boyutlarda oylama, eğilim belirleme deneyleri yapılmaktadır.

Türkiye'de 1996 ve 1997 yıllarında bu konuda bir heyecan yaşandı. 1997'de Bilişim basını öncülüğünde, yazılım ve donanım üreticileri ``elektronik seçim'' konusunda bir arayış yaşandı. 30 kasim 1997 yapılan nüfus tespit ve seçmen yazılımı tam bu döneme rastladı.

Bilişim basını ve Bilişim örgütleri 30 Kasım 1997 sayımını ``son ev hapsi'' olarak nitelendirdi. Bu sayımda toplanılan verilen DIE, YSK ve MERNIS tarafından ortak kullanılması arzusu, hayata geçmeye hazırmış gibi algılandı. Kanımca, Türkiye kamu bilişimi böyle kapsamlı bir projeyi hayata geçirecek kaynaklara, insan gücü ve birikime sahip değil. Ülkenin iletişim alt yapısı ve yetişmiş insan gücü henüz hazır değil. Ayrıca, böyle bir proje ülkedeki genel dengeler ve fayda/maliyet analizi açısından uygun değil. Fakat daha da önemlisi yasalar ve devletin vatandaşa bakış açısı böyle bir uygulamaya (sayımın vatandaşın evinde kapalı kalmadığı), hazır değil. Bunu değiştirmek içinde hiç bir çaba gözükmüyor.

Temsili, Katılımcı ve Doğrudan Demokrasi

Dünyadaki şu andaki eğilim temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçmeye yönelik. Ancak doğrudan demokrasi için henüz teknik, ekonomik ve kültürel altyapı yeterli değil.

Katılımcı demokrasi isteyen yurttaşların karar verme sürecine gözlemci olması, katkıda bulunması ve yer yer müdahil olmasını gerektirir. Ingilizce'de ``participative'' ve giderek ``deliberative'' sıfatlarıyla anılan bu demokrasi türünde bilgili, örgütlü vatandaşların, hesap verme, bilgi verme, hesap sorma mekanizmalarıyla seçilmişleri ve atanmışlara yön göstermeleri, denetlemeleri esastır.

İnternetin getirdiği olanaklar, bilgilenme, tartışma, çözüm oluşturma, görüş bildirme boyutlarıyla, hızlı, zahmetsiz, ucuz ve yaygın olarak hayata geçme şansına sahiptir.

Yurttaş, adaylar, meseleler, olayların gelişimi hakkında detaylı bilgiye kolayca sahip olabilmektedir. Meselelerin farklı boyutlarını, ilgili uzman görüşlerini, ilgili verileri öğrenebilmektedir. Zaman ve makenda dağilmış yurttaşlar, örgütlenerek, ortak hareket edebilmekte, bir süreç içinde çözüm oluşturabilmektedir.

Türk Demokrasisi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Vatandaş, siyasal kadrolara güvenmemekte, ülkede pek çok kişi yapılacak bir seçimin pek az şeyi değiştireceğine inanmaktadır. Temsili demokrasinin, en kötü uygulamalarından birini yaşıyoruz. Demokrasimizi temsili demokrasiden, katılımcı demokrasiye doğru yönlendirmeliyiz. Siyasal sistemizde yapılabilecek en önemli değişikliklerden biri, katılımcılık, saydamlık, toplumsal denetim yönünde ciddi açılımları gerçekleştirmektir.

Başta parlamento, siyasal partiler, hükümet, kamu kurumları olmak üzere, üniversiteler, holdingler, medya kuruluşları, mesleki ve sivil toplum örgütleri olarak, bir hoşgörü ve diyalog ortamında, demokrasiyi geliştirecek, temiz toplum fikrini yaşatacak, katılımcı saydam mekanizmaları oluşturmalıyız. Birbirimize ve topluma hesap vermeyi esas almalıyız. Yurttaşlar olarak, sorumlu sivil toplum örgütleri olarak, hesap sormayı, meseleleri takibi bir görev kabul etmeliyiz. Tüm bu mekanizmalar en azından İnterneti içermelidir.

Bu yönde ilk anda akla gelen bazı öneriler:

Katılımcı, saydam mekanizmların hayata geçmesinde sivil toplum örgütlerine çok önemli görevler düşmektedir. Profesyonel uzmanlık örgütleri, kullanıcı örgütleri, mesleki/sektörel örgütler, ve insanlık ve toplumsal yarar için çalışan gönüllü örgütleri hem kamu'yu denetleme de hem de kamu ile özel sektör arasında hakem ve katalizör rolü oynamada önemlidirler. Toplumsal uzlaşma, toplumsal denetim sivil toplum örgütlerinin taşın altına elini koyarak aktif görev almasından geçmektedir. Örneğin 3. köprü/tüp geçit tartışmalarının tam ortasında TMMOB, inşaat mühendisleri, ulaştırma mühendisleri, mimarlık/şehir planlama odaları, üniversite kürsü/bölümleri olmalı; partiler üstü, bağımsız, bilimsel kimlikleri ile, hem kamu oyunu bilgilendirmeli, hem de idareye tavsiyede bulunmalıdır.

Bu mekanizmaların hayata geçmesinin önemli bir ön koşulu da, geniş kitlelerin İnternet'e erişiminin sağlanmasıdır. Burada ilk akla gelenler ``Internet Cafe'' türü mekanizmalardır. Bilim ve Teknoloji Yüksek kurulu bu yönde aldığı bir karar var: ``İnternet Cafe'' ve benzeri mekanları çoğaltmak. Özel sektörü bu yönde desteklemek lazımdır. Buna ek olarak Halk Kütüphanelerinin de bu tür görev üstlenmesi doğaldır. Polatlı Halk Kütüphanesinde bu tür bir uygulama İnternet Haftası vesilesiyle başlamıştır. Bunun yaygınlaşması gerekir. Benzer şekilde bu konuda önemli görev belediyelere düşmektedir. Belediyelerin hem kendi yaptıklarını tanıtmak, vatandaşları bilgilendirmek, hesap vermek için, hem de vatandaşların devletin hizmetlerine erişim, toplumsal denetim mekanizmalarına erişim ve evrensel bilgi kaynaklarına erişim için Internet cafe benzeri çabalara girmesi gerekir. İtalya'da Umberto Eco'nun desteğiyle Bologna belediyesi vatandaşların İnternet erişimine önemli miktarda kaynak aktararak destek olmaktadır.

Bu satırların yazarı, bir hukukçu değildir. Bu önerileri tartışmalara bir başlangıç olsun düşüncesiyle getirmektedir.

--
Bazı bağlantı bilgileri:
dir.yahoo.com/Government/Civic_Participation/Direct_Democracy/
www.auburn.edu/tann/
siyaset.bilkent.edu.tr/tann/ Bilkent Yansisi
Teledemocracy Action News Network, dünyadaki çeşitli teledemokrasi cabaları hakkında önemli bir kaynaktır.

www.e-democrasy.org Minnesota'da elektronik Democracy çabalarının bir merkezidir. www.e-democary.org/do/
siyaset.bilkent.edu.tr/do/ Bilkent Yansisi ise `Democracies Online' bu konuda bir haberleşme merkezidir.

www.webwhiteblue.org tüm ABD'ye hizmet etmeye yönelik, siyasi partilerdne bağımsız seçmenleri bilgilendirmeye yönelik bir web'dir.

www.democracy.org.uk , Ingiltere'de, www.malaysia.net ise Malezyada cephesi için bir adres.

G8'lerin `Information Society' webi homer.ic.gc.ca/G7/ ve www.open.gov.uk/govonline/g7is1.htm adresinde, `Govermenmet Online' webi ise www.open.gov.uk/govoline/golintro.htm adresindedir. Bu konulardaki 17 projesin son raporlari www.statskontoret.de/gol-democracy/ ve Bilkent Yansisi siyaset.bilkent.edu.tr/gol-democracy/ adresindedir.

Global Inventory Project, www.gip.int adresindedir.

www.ispo.cec.be/infosoc/links.html , Avrupa Birliğinin Enformasyon toplumu konusunda tuttugu bağlantılar sayfası.