Kamu Bilgisayar Ağları -Kamu-Net'98
Mustafa Akgül akgul@bilkent.edu.tr



Sayın Bakanlar, Sayın Müsteşarlar, Sayın Rektörüm, Sayın Konuklar, ve Sayın Katılımcılar

Kamu-net'98' e hoş geldiniz. Her yıl tekrarlamayı düşündüğümüz bu konferans, Kamudaki bililimcileri, üniversite ve sektördeki uzmanları; kısaca ilgili herkesi bir araya getirmeye, bir bilgi ve tecrübe paylaşımı, diyalog ve sinerji ortamı yaratmayı amaçlamaktadır. Konferansın Kamu Bilgisayar Ağlarının gelişmesine önemli bir ivme vermesini bekliyoruz.

Biz böyle bir konfernası yapmak için epeydir uğraşiyorduk. Geçen Şubat'ta ODTU'de Kamu Bilişimcileriyle, kapalı bir toplantı yapmıştık. II. İnternet Konfernasında bir panel, III. İnternet Konfernasında ise 5 bildirili bir oturum yapmıştık. Bu konferansı Başbakanlığın ``Yeniden Yapılanma Projesi'' ile çakışması sonunda yapabildik.

Ülke olarak İnternet'in temsil ettiği teknolojilerin çok dışında değiliz, ama gelişmelerin hızını yakalıyamıyoruz. Treni kaçırmadık ama, aradaki farkı henüz yakalıyabilecek durumda değiliz.

Kamu kesimi de Internet açısından, bir kaç istisna dışında, pek parlak durumda değil. Bu İnternete bağlı kurum, bilgisayar, kullanıcı sayıları, toplam trafik ve sunulan içerik açışından geçerli. Ciddi bir motivasyon eksikliği, insan güçü açığı, sahipsizlik, koordinasyon eksikliği, hesap verme ve denetim eksikliği var. Bunun en göze çarpan örnekleri arasında, sebebleri ne olursa olsun, 20 yılı aşkın bir sürede bitmeyen bir Mernis projesi, ve her ağa gereksinim duyan kurumun kendi ulusal ağını kurmaya kalkması gösterilebilir.

İnternet gelişmeyi içinde taşıyan; bizi tam olarak nasıl şekilleneceğini bilemediğimiz Enformasyon Toplumu, Bilgi Çağı dediğimiz yarının toplumuna götürecek bir yoldur. İnternet bizim dünyaya açılan kapımız; kendi aramızda konuşacağımız, cözüm üreteceğimiz, bir haberleşme ortamıdır. İnternet bir teknolojidir; bu teknolojiyi devletin iç işleyişine, devletin vatandaşa hizmeti için uyguladiğımızda, demokratikleşme ve saydamlaşma için kullandiğımızda kamu-net ortaya çıkmaktadır. Bu eğitim, sağlık, turizm, kobiler, ihracatı teşvik, vergi, gümrük, adliye ve güvenlik gibi hizmetlerinde ortaya çıkmaktadır.

Türkiye İnternet teknolojilerine yatırım yapmak zorundadır. İnternet teknolojilerine yatırım Türk toplumun geleceğine bir yatırımdır. İnternete erişimin, yol, su, elektrik gibi evrensel hizmet olarak değerlidirilmesi gerekir; cünkü İnternet gelen çağın okur yazarlığıdır. Bu nedenle, ülkemiz için hayati önem taşıyan bu konuda tüm toplum kesimleri, katılımcı ve saydam mekanizmalarla, ulusal uzlaşma içinde kısa, orta ve uzun vadeli hedefler tespit etmeli ve beraberce hayata geçirmeliyiz.

Katılımcı, saydam mekanizmalarla, esnek ögrenen sistemler kurmalı ve sistemlerin hata yapmasından korkmamalıyız. Ögrenmek bir süreçtir ve çok aceleye gelmez. Katılımcılık, saydamlık ve hoşgörü bize hatalarımızı yol yakınken farketme şansı verecektir.

İnternet teknolojileri en iyi onu kullanılarak öğrenilir. Kamunun İnterneti öğrenme, İnternet üzerinden hizmet verme sürecini hızlandırmalıyız. Başbakanlık Mevzuat Bilgi Sistemini, Türk telekomun 118 servisini, Devlet malzeme Ofisinin kataloglarını hızlı bir şekilde İnternet üzerinden sunabiliriz. DIE'nin 30 kasım nüfus tespitinde topladığı verilerle, Ulusal Kimlik projesini cok hızlı olarak hayata geçirebiliriz. Vergi sistemini biran önce kamu-net'e taşımalıyız; ki diğer projelerin finansmanına katkıda bulunsun. Dünya bankası kredisini beklemeden en azından buyük şehirlerdeki Milli Eğitim Okullarını İnternete bağlıyalım. İnternet teknolojileri eğitim merkezleri kuralım, kitaplar üretelim.

Altı cizilmesi gereken bir diğer boyut ise, ülkenin bilgi teknolojilerinde üretici olması gerekliliğidır. Üretici olmadan Bilgi Teknolojileri Trenini yakalama şansımız yoktur.

Benim gönlümde yatan hedef ise tüm ülkeyi kapsayan bir Ulusal Ağdır. Profesyonel bir ekip tarafından yönetilen, kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin yönetiminde söz sahibi olduğu; amacı temel ağ servislerini toplumun tüm kesimlerine, ucuz, hızlı ve güvenilir bir şekilde sağlıyan bir ağ. Üzerinde tüm okulların, hastahanelerin, otellerin, bankaların, borsaların, gümrük ve vergi dairelerinin, adliyenin, şirketlerin, kobilerin, kütüphanelerin, sivil toplum örgütlerin olduğu bir ağ. Servis sağlayıcıların vatandaşa kaliteli hizmet için rekabet ettiği, isteyen kurumların kendi sanal ağlarını kurup, güvenlik tedbirlerini aldığı bir ağ. Ölçek ekonomisi bu ağın göreceli olarak ucuz olmasını sağlıyacaktır. Türkiye böyle bir ağı kuracak ve işletecek entellektüel ve teknik birikime sahiptir.

Konferansın ülkemiz için yararlı olmasını diler, saygılarımı sunarım.